Filed Under (Tarsus) by admin on 04-02-2008

tarsusTarsus, Akdeniz Bölgesi’nde yer alan İçel İli’nin tarih, kültür, sanat, ticaret ve doÄŸal güzellikleri ile ünlü bir ilçesidir. Yıllar boyunca farklı inançlara hizmet eden tarih ve ilim merkezi olarak, dünyanın ilgi odağı olmuÅŸtur. Hz. İsa’nın ilk Havarisi Aziz Paul, Daniyal Peygamber, Hz. Muhammed’in müezzini Bilal-ı HabeÅŸi, Harun ReÅŸid’in oÄŸlu Halife Ma’mun ve Antik Çağın ünlü filozofu Aristo, tabiplerin atası Lokman Hekim, Mısır Kraliçesi Kleopatra ve Romalı Komutan Antonius Tarsus’ta yaÅŸamıştır.

Tarihçe

Tarsus’un tarih öncesi geliÅŸimi Neolitik Döneme kadar uzanmaktadır. Neolitik Dönemi, Kalkeolitik, Eski Tunç Çağı yerleÅŸimleri izler. M.Ö. 1500′den itibaren Hitit, Asur, Pers Makedonya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Devletleri’nin hakimiyetine girmiÅŸtir.

Tarihi Kalıntılar

Kleopatra Kapısı : Tarsus’un batısında, Mersin yolu üzerinde bulunan Kleopatra Kapısı, bugün ayakta kalan tek antik ÅŸehir kapısıdır. M.Ö.41 yılında Mısır’ın ünlü Kraliçesi Kleopatra’nın Romalı General Antonius ile buluÅŸmak için gemilerle geldiÄŸi, Gözlükule Höyüğü’nde törenlerle karşılanarak o zamanki deniz kapısından ÅŸehre girdikleri söylenir. Sonraki yıllarda yıkılan bu kapının yerine, Roma İmparatorluk ve Erken Bizans dönemlerinde, ÅŸehri üç taraftan kuÅŸatan, BaÄŸ, Deniz ve Adana olmak üzere üç kapısı bulunan surlar yapılmıştır.

Onur (Özgürlük) Yazıtı : (Tarsus Kitabesi) Yeni Hamamın duvarında bulunmakta olan bu yazıt, 1982 yılında Kleopatra Kapısı’nın hemen kuzeyine yerleÅŸtirilmiÅŸtir. Roma İmparatoru Severus Alexander (M.S. 222-235) Dönemi’ne tarihlendirilmektedir. Romalılar zamanında bir heykelin kaidesi olarak kullanılmıştır.

Roma Yolu : Roma Yolu Tarsus’a 15 km. uzaklıktaki SaÄŸlıklı Köyünün yukarı kısmında bulunmaktadır. Roma Yolunun buradaki geniÅŸliÄŸi 2.94 ile 3.00 metre arasında deÄŸiÅŸmektedir. Bu tarihi ipek yolunun saÄŸlam kalan yerlerinin uzunluÄŸu 3 km. kadardır.

Hipodrum : Tarsus, Romalılar zamanında en parlak dönemlerinden birini yaÅŸarken, çevresinin de spor merkezi durumunda idi. Amerikan Koleji’nin yanında bulunan ve o dönemde çeÅŸitli spor müsabakalarının düzenlendiÄŸi Hipodrom, bu nedenle tarihi bir öneme sahiptir.

Gözlü Kule Höyüğü : Åžehrin güneydoÄŸusunda Ulu Cami Semti’nde, bugün park olarak aÄŸaçlandırılmış, 300 m. uzunluÄŸunda ve 22 m. yüksekliÄŸinde bir höyüktür.

1934 yılından sonra baÅŸlanan bilimsel kazı çalışmalarında, Erken Neolitik’ten itibaren, İslami dönemlere kadar 33 kültür tabakası saptanmıştır:

Tabakalarda Yerli Kilikya, Mezopotamya ve Miken seramiÄŸi, Eski Tunç Çağı’na ait taÅŸ temelli kerpiç duvarlar, evler ve dar sokaklar, Geç Bronz Dönemi’ne ait tabakalar, HattuÅŸaÅŸ’daki tapınak özelliklerini gösteren büyük bir tapınak kalıntısı, Hiyeroglif ve çivi yazılı mühür ve baÅŸlıkları, Erken Dönem yapı kompleksleri, Kıbrıs kökenli seramik vazolar, Asur Dönemi’ne ait tabletler, piÅŸmiÅŸ toprak mühürler, seramikler bulunmuÅŸtur. M.Ö. 4.yy. Bizans Dönemi’ne ait buluntularda bronz yapım ve iÅŸleme atölyesinin kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.

Cumhuriyet Alanı ve Antik Yol : Tarsus’un merkezinde, Aziz Paul Kuyusunun 150 m. güney batısında yer alır. Bu antik yolun, Romalılar tarafından M.Ö. I. yy.da yapıldığı tahmin edilmektedir. Zamanla oluÅŸan aşınmalara raÄŸmen caddenin zemini Antik ÇaÄŸdaki görünümünü çoÄŸunlukla korumuÅŸtur. Yolun aynı zamanda asıl iÅŸlevlerinden biri olan kent içi ulaşımda kullanılmış olduÄŸunu bazı yerlerde görülen tekerlek izleri kanıtlamaktadır.

Caddenin kuzey doğu yönünde, 3 basamaklı podyum (stylobat) bulunmaktadır.

Çalışmalarda kazı sahasının güney batı yönündeki Mozaik Avlulu Evin dikdörtgen biçimli bir odası ortaya çıkarılmıştır. Avlunun ortasında bir havuz kalıntısı bulunmuştur. Havuz renkli mermer levhalarla kaplıdır. Avlunun diğer bölümleri mozaik kaplıdır.

DonuktaÅŸ (Roma Tapınağı) : Tarsus’un doÄŸusunda Tekke Semti’nde bulunan DonuktaÅŸ, günümüze ulaÅŸabilen en eski tapınaktır. Tapınağın hangi Tanrı için yapıldığı konusunda kesin bilgi olmamasına raÄŸmen yapıyı, OrtaçaÄŸ gezginlerinden V. Longlois, Asur Kralı Sardanapal’ın mezarı olarak nitelendirmiÅŸtir.

Bac Köprüsü (Jüstinyen Köprüsü): Ankara-Adana yolunun Tarsus giriÅŸinde bulunan bu taÅŸ köprü, Bizanslılar Dönemi’nde, 6. yy.da Justinyen tarafından Tarsus’un Berdan (Cydnos) Çayı’nı su baskınından kurtarmak amacıyla yaptırılmıştır. Yakın bir zamana kadar bütün araçların üzerinden geçtikleri üç gözlü bu köprü, 1978′de restore edilmiÅŸtir.

Aziz Paul Kuyusu : Kızılmurat Mahallesi’nde, Cumhuriyet Alanı’nın yaklaşık 300 m. kadar kuzeyinde öteden beri Aziz Paul’un evinin yeri olarak kabul edilen bir avluda bulunan kuyunun Aziz Paul adına yapıldığı bilinmektedir. Tarihi açıdan zengin geçmiÅŸi olan kuyu ve yakın çevresi günümüzde koruma altına alınmış, detaylı arkeolojik araÅŸtırmalar yapılmıştır. Bu araÅŸtırmalar sonucunda, Aziz Paul Kuyusu ve çevresinin Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemi kültür katlarını verdiÄŸi tespit edilmiÅŸtir. Aziz. Paul Kuyusu’ndan çıkan suyun ÅŸifalı olduÄŸuna inanan turistler, burayı hac amaçlı olarak da ziyaret edilmektedir.

Hz. İsa’nın 12 Havarisinden ilki olan Aziz Paul, Hıristiyanlığın ilk teorisyenidir ve Tarsus’ta doÄŸmuÅŸtur. Aziz Paul, doÄŸduÄŸu yer olan Tarsus’a büyük önem vermiÅŸtir.

tarsusŞelale ve Roma Mezarları : Şelalenin bulunduğu yerde Romalılardan kalma yeraltı mezarlarının olduğu bilinmektedir. Tarsus Irmağının yatağının değiştirilmesi sonucu ırmağın 3-5 metre yükseklikteki mezarlar üzerinden akmasıyla şimdiki şelale oluşmuştur. Zaman zaman su seviyelerinde görülen değişikliklerden dolayı mezarlar görülebilmektedir. Şelale ve çevresi Tarsusluların özellikle sıcak yaz günleri ilgi gösterdikleri yerlerin başında gelir. Bahar aylarında yükselen debisiyle genişleyen göleti ve çağlayanı güneşin batışıyla birlikte muhteşem bir görüntü oluşturur. En büyük özelliği besleyen kaynakların şelaleye çabuk ulaşmasıdır. Bu durum suyun sürekli soğuk kalmasını sağlamaktadır. Çay bahçeleri ve lokantaları ile yerli yabancı herkese hizmet vermektedir.

Eshab-ı Kehf MaÄŸarası : Tarsus’un 12 km. kuzeyinde, UlaÅŸ Köyü yakınındadır. Kuran-ı Kerim’de bir sureye adını veren bu maÄŸara, Müslüman ve Hıristiyanlarca kutsal sayılır. Eshab-ı Kehf MaÄŸarası’nın öyküsü oldukça etkileyicidir; Çoktanrılı dönemde, tek tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hıristiyan dinine mensup yedi genç (Yemliha, Mekseline, Mislina, MernuÅŸ, SazenuÅŸ, DebrenuÅŸ ve KefeÅŸtetayuÅŸ), köpekleriyle birlikte bu maÄŸaraya saklanmışlar. Mucizevi bir ÅŸekilde taÅŸ kesilip 300 yıl uykuya dalan bu dindar kiÅŸiler, uyandıklarında her ÅŸeyin çok farklı olduÄŸunu görmüşler. İçlerinden birisi yiyecek almak için kente gider ve yakalanır. Yakalayan onunla birlikte maÄŸaraya geldiÄŸinde yedi yavru kuÅŸun tünediÄŸi bir yuvadan baÅŸka bir ÅŸey görmemiÅŸtir. Bu nedenle burası “.//yedi uyurlar maÄŸarası” olarak da adlandırılır. MaÄŸaranın üstünde 1873 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Camiye sonradan üç ÅŸerefeli bir de minare eklenmiÅŸtir.

Gülek BoÄŸazı ve Kalesi : Tarsus’a 62 km. uzaklıktaki Gülek BoÄŸazı eski dönemlerde Kilikya Kapısı olarak bilinmektedir. 1833 yılında Anadolu’ya sefer yapan İbrahim PaÅŸa, oldukça küçük olan BoÄŸazı, toplarını geçirebilmek için geniÅŸletmiÅŸtir. Gülek Beldesi’nden orman yolundan yaklaşık 3-4 km. mesafe ile kaleye ulaşılır.

Trekking için uygun bir alandır.

Cami , Kilise ve Medreseler

tarsusUlu Cami : Åžehrin güneyinde, bulunduÄŸu semte adını veren cami, 1579 yılında RamazanoÄŸlu Beyi Piri PaÅŸanın oÄŸlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Caminin doÄŸu tarafındaki türbede Åžit ve Lokman Peygamberlerle, Abbasi halifesi Ma’mun’un mezarı bulunmaktadır.

Makam-ı Åžerif Cami : Medresenin kuzeybatısında, semte de adını veren camide Danyal peygamberin mezarının olduÄŸuna inanılmaktadır. 1857 yılında inÅŸa edilen caminin en önemli özelliÄŸi, Türkiye’de bulunan tek peygamber kabri olmasıdır.

Eski Cami (Kilise Camisi) : Makam Camisi’nin 100 m. kadar kuzeydoÄŸusunda Adana yolunun kıyısındaki bu tarihi yapı, kilise olarak yaptırılmış olup, daha sonra 1415 yılında RamazanoÄŸlu Ahmet Bey tarafından camiye dönüştürülmüştür.

Aziz Paul Kilisesi : Åžehrin güneyinde Ulu Cami Semti’nde bulunan ve Aziz Paul’a adanan yapının, M.S. 11.-12. yy.larda inÅŸa edildiÄŸi tahmin edilmektedir. 1993 yılında koruma altına alınarak, Anıt Müze olarak açılmak istenmiÅŸse de, kilisede dış ve iç mekan restorasyon çalışmaları aÅŸamalı olarak devam etmektedir.

Kilisenin kuzey doÄŸu köşesinde çan kulesi yer almaktadır. Tavanın merkezinde Hz. İsa, Yohannes, Mattios, Marcos ve Lucas’ın freskleri bulunmaktadır. Orta nefte yer alan pencerenin iki yanında bir manzara ve melek tasvirleri yer alır.

1992-93 yıllarında Aziz Paul Kilisesi’nde Vatikan tarafından ”Aziz Paul Sempozyumu ve Ayini” düzenlenmiÅŸtir. Hıristiyanlar, Aziz Paul Anıt Müzesi’ni düzenli olarak hac amaçlı olarak ziyaret etmektedirler.

Bilal-i HabeÅŸ Mescidi: Beyaz Çarşının bulunduÄŸu yerde yolun güney kıyısında bulunan mescidin, Hz. Muhammed’in müezzini olan Bilal-i HabeÅŸi’nin, ezan okuyup namaz kıldırdığı yerde onun ismine atfen yapıldığı söylenir.

Kubad PaÅŸa Medresesi : Tarsus’un yalnızca bir tarım ve ticaret merkezi deÄŸil, aynı zamanda en önemli kültür ve eÄŸitim-öğretim merkezlerinden birisi olduÄŸu bilinmektedir. RamazanoÄŸlu Beyi Kubad PaÅŸa tarafından 1550′li yıllarda yaptırılan medrese, eski zamanlardan günümüze gelebilen tek eÄŸitim ve öğretim kurumudur.

Geleneksel Selçuklu mimarisi tarzındaki bu yapı, düzgün kesme taştan inşa edilmiştir.

Bina 1969-1970 yıllarında genel olarak restore edilmiÅŸ olup, 1971 yılında Kültür Bakanlığı’nca müze olarak kullanılmaya baÅŸlanmıştır. Yapının onarımı ve yetersizliÄŸinden dolayı, müzeye ait eserler 75. Yıl Kültür Merkezi’ndeki yeni binaya taşınmıştır.
Han , Hamam ve Çarşılar

Altından Geçme (Roma Hamamı) :
Tarsus’ta Roma İmparatorluk Çağı’nın görkemini yansıtan, ancak günümüze kadar çok tahrip olan bu yapı, bir Roma Hamamı kalıntısıdır.

Åžahmeran Hamamı (Eski Hamam) : Vakıf İşhanı’nın yanındaki eski hamam, Romalılardan kalma bir temel üzerine RamazanoÄŸulları tarafından yaptırılmıştır. Plan biçimi ve ölçüleri bakımından bir Türk hamamının özelliklerini taşır. Bugün restore edilerek hizmete sunulan 4 eyvanlı yapı, sıcaklık ve halvet kısımlarından oluÅŸmaktadır. Efsanevi Åžahmeranın bu hamamda öldürüldüğü söylenir. Bu nedenle Eski Hamama ”Åžahmeran Hamamı” denir.

Yeni Hamam : Ulu Caminin kuzeydoÄŸusundaki hamamın da RamazanoÄŸulları Dönemi’ne ait olduÄŸu; 1785 yılında köklü bir onarımdan geçtiÄŸi bilinmektedir. Klasik Türk hamamlarının özelliklerini taşıyan hamam soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümleri ile havlet odalarından oluÅŸmaktadır.

Kırk Kaşık Bedesteni (Beyaz Çarşı) : Ulu Caminin batısında, cami ile aynı dönemlere tarihlenen yapıdır. Her dönemde hareketli ticari hayatı olan ve yolların kesiÅŸme noktasında bulunan Tarsus’ta, günümüzde hala iÅŸlevini sürdüren tek örnektir. Dikdörtgen planlı bedestenin içerisindeki oldukça geniÅŸ ve kubbelerle örtülü koridorun iki yanında dükkanlar dizilmiÅŸtir.

Tarihi Tarsus Evleri

Tarsus’un tarihsel birikiminin kanıtlarını, ilçeye adım atar atmaz görmek mümkündür. Tipik Akdeniz ev geleneÄŸi içerisinde mütevazılığı ve mimari farklılıkları ortaya koyan tarihi eser görünümü sergilemektedir. Kerpiç, taÅŸ ve ahÅŸaptan iki katlı olarak yapılan evlerin hepsinde, ahÅŸap ve el yapımı demir süslemeler, taÅŸ kapıların tamamlayıcısı halindedir.


Post a comment
Name: 
Email: 
URL: 
Comments: 
TOPlist