|
Tokyo’nun bugün bulunduÄŸu bölgenin yerleÅŸime açılması çok eskilere dayanır. 6. yüzyılda Japonya’da kuvvetli bir imparatorluk idaresinin kurulmasından sonra MusaÅŸi vilayetinin bir parçası oldu. Tokyo Körfezi kıyısında liman ÅŸehri Tokyo 19. yüzyıla kadar Edo (”haliç kapısı”) adı ile tanınmıştı. Edo kalesi 12. yüzyılda güçlü samuray klanı Edo ailesinin yurdu olarak Japon tarihine meydana geldi. 1603′de Tokugava ÅžogunluÄŸu kurucusu İeyasu Tokugava, Edo’yu ÅŸogun yönetiminin baÅŸkenti yaptı. Åžogunluk rejimi altında Edo Japonya’nın kürtürel ve ekonomik, politik alanında merkezine geliÅŸti. 1868′da Åžogun yönetimine son veren Japon imparatoru, Kyoto’dan Edo kalesindeki eski ÅŸogun sarayına göç edip, eski baÅŸkent Kyoto’dan doÄŸuda baÅŸkent olduÄŸundan dolayı ÅŸehrin adı Tokyo’ya deÄŸiÅŸti. Tokyo 12 Eylül 1923′teki depremden büyük zarar gördü. Depremden sonra ÅŸehir yeniden inÅŸa edildi ve bu dönemde çevresinde banliyöler teÅŸekkül etmeye baÅŸladı. 20 yıl sonra II. Dünya Savaşı’nda ABD uçakları tarafından ciddi bombardıman edilerek tekrar yıkıldı. Tokyo 1950′lerden sonra ülke ekonomisine paralel bir geliÅŸme göstererek hızla büyüdü ve bugünkü seviyesine ulaÅŸtı. Åžehrin merkezinde hendekler ve geniÅŸ bahçelerle çevrili İmparatorluk Sarayı yer alır. Sarayın doÄŸusunda, Japon iÅŸ dünyasının merkezi olarak nitelendirilen Maranouçi semti bulunur; kuzeydoÄŸusunda ise pekçok üniversitenin ve basımevinin bulunduÄŸu Kanda semti uzanır. Resmi binalar sarayın güneyindeki Kasumigaseki semtinde toplanmıştır. Milli parlamento binası ise Kasumigaseki’nin batısındadır. Dünyaca meÅŸhur bir alışveriÅŸ merkezi olan Ginza semti ÅŸehrin doÄŸu kesimindedir. Tokyo’nun mimarisi iki veya üç katlı ahÅŸap evlerden, Meiji döneminden kalma taÅŸ yapılara ve beton veya çelikten yapılmış gökdelenlere kadar deÄŸiÅŸen bir çeÅŸitlilik gösterir. Japonya’nın baÅŸlıca ibadet merkezi olan Meici Tapınağı bir milli abide olarak kabul edilir. BaÅŸlangıçta depreme karşı mukavim olsun diye binalar 30 metreyle sınırlandırılmış, fakat 1960′lardan sonra bu yüksekliÄŸi aÅŸan depreme dayanıklı pekçok yeni bina inÅŸa edilmiÅŸtir. Bunların baÅŸlıcaları Mainiçi Yayınevi, Tokyo Katedrali, Milli Tiyatro ve Milletlerarası Ticaret Merkezidir. Åžehiriçi ulaşım otobüs, metro ve kamuya veya özel sektöre ait elektrikli trenlerle saÄŸlanır. Tokyo’da biri iç seferler, diÄŸeri dış seferlere tahsis edilen iki havaalanı vardır. Japonya’nın kültür merkezi olan Tokyo’da pekçok müze, kütüphane ve üniversite bulunur. Ueno Parkında Tokyo Milli Müzesi, Milli Bilim Müzesi, Hayvanat Bahçesi ve Batı Sanatı Milli Müzesi yer alır. Japonya’daki üniversite ve yüksekokulların büyük bölümü Tokyo’dadır. Tokyo Üniversitesi dışındaki baÅŸlıca milli yükseköğretim kurumları Tokyo Teknoloji Enstitüsü, HitotsubaÅŸi Üniversitesi ve Tokyo Güzel Sanatlar Üniversitesidir. Özel üniversitelerin en meÅŸhurları da Vaseda ve Keio üniversiteleridir. Görülebilecek Yerler Peki ya gizlenenler ve arada kalanlar? Tokyo Ulusal Müzesi, Japonya’nın en büyük müzesidir. Japonya tarihinin tüm aÅŸamalarını, burada görebilirsiniz. Tsukiji Balık Pazarı’nı da mutlaka görmelisiniz. En güzel zamanı sabah 4-8 saatleri arası. SuÅŸi’yi bu kadar taze yiyebileceÄŸiniz baÅŸka bir yer yok. Adresi, Tsukiji Metro İstasyonu Honganji Tapınağı çıkışı. Tokyo Borsası’nı da İngilizce bilen bir rehber eÅŸliÄŸinde ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Dünyanın en yüksek akvaryumu da, Tokyo’da. Tokyo Uluslararası Akvaryumu’nda, dünyanın her bölgesinden balıkları görmeniz mümkün. Disneyland de, Tokyo’nun cazip merkezlerinden. Ueno Park, Shinjuku Gyoen, Hama Rikyu Garden da, görülmesi gereken yerler. Post a comment
|